39 Soru-Cevapla Mustafa Kemal'in Hayatı

Bu yazımızı okuduğunuzda, Mustafa Kemal'in ailesi, öğrenim hayatı, okuduğu okullar, yaşadığı şehirler, sevdiği yazarlar, fikir adamları, fikirleri ve ilk görev yerleri hakkında detaylı bilgi edineceksiniz. 39 soru-cevapla Mustafa Kemal'in 1881'den 1915 yılına kadar neler yaptığını öğreneceksiniz.

39 Soru ve Cevap İle Mustafa Kemal Atatürk
39 Soru ve Cevap İle Mustafa Kemal Atatürk
1) Mustafa Kemal ne zaman, nerede doğdu? Anne ve babası kimdir?
1881’de Selanik’te doğmuştur. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. 

2) Mustafa Kemal'in ailesinin soy ağacı - kökeni nereye dayanmaktadır?
Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV - XV. yüzyıllarda Anadolu’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık yörüklerindendir. Annesinin babası Feyzullah Ağa ise Karaman’dan Rumeli’ye gelen Konyar yörüklerindendir. 

3) Mustafa Kemal'in kaç kardeşi vardı? Kardeşlerinin adlarını söyleyiniz.
Zübeyde Hanım ve Ali Rıza Efendi evlendikten hemen sonra, Ali Rıza Efendi’nin Selanik’teki babaevine yerleşirler. Evliliklerin ilk yılları bu evde geçer. Önce bir kızları olur, adını Fatma koyarlar. Bundan sonra Ahmet ve Ömer adını verdikleri iki erkek çocukları daha olur. Bunları Mustafa, Makbule ve Naciye takip eder. Fatma, Ahmet, Ömer ve Naciye küçük yaşta vefat etmişlerdir.

4) Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi ne iş yapardı?
Ali Rıza Efendi 1876 - 1877 yıllarında Selanik’teki “Asakirimilliye Taburu”nda üsteğmen rütbesiyle görev yapmıştır. Askerlik görevinden sonra bir süre Vakıflar İdaresinde ikinci kâtip, Rüsumat idaresinde gümrük memurlukları görevinde bulunmuştur. Daha sonra kereste işi ile uğraşarak serbest ticaret yapmaya başlamıştır.

5) Mustafa Kemal'in doğum yeri olan Selanik kenti sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel yönlerden nasıl bir yerdi?
Mustafa Kemal'in doğduğu ve 1896 yılına kadar kaldığı Selanik, Osmanlı Devleti’nin çok uluslu yapısında değişik ırka ve dine mensup Osmanlı halklarının yaşadığı bir şehirdi. Bir liman şehri olan Selanik, Avrupa ve İstanbul’u birbirine bağlayan demir yollarına sahipti. Şehrin bu özelliği Avrupa’da meydana gelen yeniliklerin ve olayların takip edilmesini kolaylaştırıyordu. Selanik’in kültürel hayatına hareketlilik katan bu özellik, siyasi olarak bölgeyi zor durumda bırakıyordu. 

6) Fransız İhtilali'nin ortaya çıkardığı milliyetçi fikirler Selanik'i nasıl etkilemiştir?
Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik düşüncesi, farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bölge üzerinde yıkıcı etkilere neden oldu. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmak isteyen başta Rusya olmak üzere Avrupalı Devletler Balkanlardaki milliyetçilik fikirlerini destekleyerek burada yaşayan azınlıkları Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtıyorlardı. Mustafa’nın doğduğu topraklarda yüzyıllarca beraber yaşayan Sırp, Bulgar ve Makedonlar Osmanlı Devleti’nden bağımsızlık istiyorlardı.

7) Sırbistan, Karadağ ve Romanya hangi antlaşma ile bağımsız oldu?
Milliyetçilik isyanlarının devam ettiği yıllarda 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı başladı. Osmanlı Devleti’nin savaş sonrası imzaladığı Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu. Berlin Antlaşması’nda alınan diğer bir karar da Makedonya bölgesinde de ıslahat yapılmasıydı. İlerleyen dönemde bölgede yeteri kadar ıslahat yapılmadığını söyleyen Avrupalı Devletler bir taraftan Osmanlı Devleti’ne baskı uyguluyor, diğer taraftan bölgedeki isyan hareketlerini destekliyorlardı. 

8) Ayrılıkçı isyan hareketleri hangi Osmanlı bölgesinde en yoğun şekilde yaşanmıştır?
Selanik ve Manastır gibi şehirlerin içinde bulunduğu Makedonya bölgesi bu isyanların en yoğun yaşandığı yerdi. Osmanlı Devleti bölgede asayişi sağlamakta zorluk çekiyor, gayrimüslimlerin oluşturdukları çeteler halkın can ve mal güvenliğini tehdit ediyordu.

9) Osmanlı'nın Balkanlarda maruz kaldığı ayrılıkçı fikirler ve isyan hareketleri Osmanlı aydınlarını nasıl etkilemiştir?
Balkanlarda ortaya çıkan bu ayrılıkçı fikirler ve isyan hareketleri Osmanlı aydınları arasında yeni arayışlara neden oldu. Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu zor şartlardan kurtaracak yeni fikirler tartışılmaya başlandı. XX. yüzyıl başlarında meşruti yönetimi tekrar kurmak isteyen Osmanlı aydınları devlet otoritesinin güçlü olmadığı daha rahat hareket edebilecekleri bir yer olan Makedonya bölgesinde örgütlenmişlerdi. Selanik şehrinin bu ortamı içinde Mustafa; çok genç yaşta farklı kültürleri tanımış, Osmanlı Devleti’nin sorunlarının konuşulup tartışıldığı, yeni fikir ve düşüncelerin oluştuğu bir ortamda yetişme imkânı bulmuştur.

10) Düyunu Umumiye nedir? Neden kurulmuştur?
Osmanlı Devleti, 1877 - 1878 Osmanlı - Rus harbi sırasında yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle iç ve dış borçlarını ödeyemeyeceğini açıkladı. Bu duruma tepki gösteren Avrupalı Devletlerle yapılan anlaşma gereği 1881’de Düyunuumumiye İdaresi (Genel Borçlar) kuruldu. 1881’de damga, alkollü içki, balık avı, tuz, tütün ve ipekten alınan vergilerin tüm geliri iç ve dış borçlara ayrıldı. Bu vergileri toplama ve alacak- lılara ödeme görevi de İngiltere ve Fransa başkanlığında kurulan Düyunuumumiye İdaresine verildi.

11) Mustafa Kemal'in okuduğu okulları sırasıyla yazar mısınız?
Mahalle Mektebi, Şemsi Efendi Okulu, Selanik Askerî Rüştiyesi, Manastır Askerî İdadisi, Harp Okulu, Harp Akademisi

12) Mustafa Kemal'in ilk gittiği okullar olan Mahalle Mektebi - Şemsi Efendi Okulu'ndan kısaca bahseder misiniz?
Mustafa, okul çağına gelince Zübeyde Hanım ve Ali Rıza Bey’in arasında eğitimi hakkında görüş ayrılığı ortaya çıkar. Mustafa Kemal 1922’de bir gazeteye verdiği röportajda “Annem, ilahilerle okula başlamamı ve mahalle okuluna gitmemi istiyordu. Gümrükte memur olan babam, o zaman yeni açılan Şemsi Efendi’nin okuluna gitmemi ve yeni yöntemlere göre okumamı arzu ediyordu. Nihayet babam işi ustaca çözdü. İlk önce bilinen törenle mahalle okuluna başladım. Böylece annemin gönlü yapılmış oldu. Birkaç gün sonra da mahalle okulundan çıktım, Şemsi Efendi’nin okuluna yazıldım.” 1 diyerek ailesinin eğitimine verdiği önemi vurgulamıştır. Mustafa, Şemsi Efendi Okulunda eğitim hayatına devam ederken babası Ali Rıza Bey vefat etti. Eşinin ölümüyle ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlayan Zübeyde Hanım, Selanik yakınlarında bulunan Langaza’ya tarımla meşgul olan ağabeyi Hüseyin Ağa’nın yanına gitti. Mustafa Kemal’in kız kardeşi Makbule (Atadan) o günleri anlatırken “Koca çiftlik Mustafa’ya dar gelirdi. Bugünkü gibi hatırımdadır: Tahtaları keser, küçük çiviler çakar ve bu çivilere incecik saz telleri gererek tambura yapar ve çalardı. Ben de kendisine yardım ederdim. Bütün bunlar vakit geçirmek için aranan çareler ve başvurulan basit eğlencelerdi. Tahta kesme ve güvercin yuvası yapma gibi meşguliyetlerinde ona yardım ederdim.” 2 diyerek çiftlikteki günlük uğraşlarından bahsetmiştir. Görüldüğü üzere çiftlik hayatı Mustafa’nın el becerilerinin artması bakımından faydalı olmuştur. Ancak Zübeyde Hanım oğlunun öğreniminin yarım kalmasına çok üzülüyordu. Mutlaka iyi bir okulda eğitim alması gerektiğini düşünüyordu.

13) Mustafa Kemal annesi istememesine rağmen Selanik Askerî Rüştiyesi'ne nasıl başladı?
Annesi Mustafa’yı eğitim için Selanik’teki akrabasının yanına gönderme kararı aldı. Mustafa Kemal kaydolduğu Selanik Mülkiye Rüştiyesinden kısa süre sonra ayrıldı. Onun isteği askerî bir okula gitmekti. 1922’de verdiği bir röportajda o günleri anlatırken: “Yakınımızda Binbaşı Kadri Bey isminde bir kişi Oturuyordu. Oğlu Ahmet Bey askerî ortaokula devam ediyor ve okul üniforması giyiyordu. Onu gördükçe ben de böyle üniforma giymeye hevesleniyordum. Sonra sokaklarda subaylar görüyordum. Bu aşamaya ulaşmak için izlenmesi gereken yolun askerî ortaokula girmek olduğunu anlıyordum. O sırada annem Selanik’e gelmişti. Askerî ortaokula girmek istediğimi söyledim. Annem askerlikten çekiniyor ve bana engel olmaya çalışıyordu. Okula giriş sınavını ona sezdirmeden verdim. Böylece bu durum oldubittiye getirilmiş oldu.” 3 diyordu. Mustafa, büyük bir istekle girdiği Selanik Askerî Rüştiyesinde çok başarılı bir eğitim hayatı geçirdi. Arkadaşları arasında zekâsı ile kısa sürede kendini gösterdi. Okulda başarılı öğrencilere verilen sınıf çavuşluğu ve müzakerecilik gibi görevlerin üstesinden başarılı bir şekilde geldi. Tüm bunların sonucunda daha çocuk denecek yaşta görev bilinci gelişti ve özgüveni arttı. Askerlik disiplinin ilk temelleri Selanik Askerî Rüştiyesinde atılmış oldu.

14) Mustafa Kemal'in en çok sevdiği dersin adı nedir?
Ortaokulda en çok matematiğe ilgi duydum. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar, belki de daha çok bilgi sahibi oldum. Derslerin üstünde işlerle ilgileniyordum. Ben sorular yazıyordum, matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu. 

15) Mustafa Kemal, Kemal adını nasıl almıştı?
Mustafa Kemal'in anlatımıyla Kemal adını alması şöyle olmuştur: "Öğretmenimin ismi Mustafa idi. Bir gün bana dedi ki: “Oğlum, senin de ismin Mustafa benim de. Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulunmalı, bundan sonra senin ismin, Mustafa Kemal olsun!”

16) Nakiyüddin Yücekök kimdir? Mustafa Kemal onu neden övmüştür?
Selanik Askerî Rüştiyesindeki öğretmenlerin büyük çoğunluğu kışlalarda sınırlarda görev yapmış, Osmanlı Devleti’ne isyan eden milletlerle savaşmış tecrübeli, memleketin hâlini bilen ve gidişatın iyi olmadığının farkında olan subaylardı. 22 Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlere yaptığı bir konuşma esnasında rüştiyeden Fransızca Öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Yücekök’ü görünce “Şimdi burada bir kişiye rastladım. O, benim ortaokul birinci sınıfta öğretmenimdi. Bana ilk şeyleri öğretirken gelecek için ilk düşünceleri de vermişti. Efendiler, açıklamak istiyorum ki ilk eğitim ana - baba kucağından sonra okuldaki eğitimcinin dilinden, vicdanından, terbiyesinden alınır.” demiş ve Selanik Askerî Rüştiyesindeki öğretmenlerin, düşüncelerinin oluşmasındaki katkısını vurgulamıştır.

17) Mustafa Kemal'in Manastır Askerî İdadisi'ndeki eğitim yaşamından bahseder misiniz?
Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesini başarılı bir şekilde bitirdikten sonra Manastır Askerî İdadisinin imtihanlarına girdi ve başarılı oldu. Böylece doğduğu Selanik’ten ilk defa ayrılmış olacaktı. Manastır ve Selanik, Osmanlı Devleti’nin Batıya açılan önemli şehirleridir. Mustafa Kemal’in Manastır Askerî İdadisindeki bazı öğretmenleri de Meşrutiyet yanlısı fikirlerden etkilenmiş İttihat ve Terakki Cemiyetine üye olan subaylardı. Bu durum ordu ve memleket meselelerinin Manastır İdadisinde konuşulmasına neden oluyordu. Mustafa Kemal bu sayede memleket meselelerini öğrenme imkânı buldu. Manastır İdadisi yatılı bir okuldu. Askerî idadilerin kuruluş amacı harp okullarına öğrenci yetiştirmekti. Bu nedenle zor bir eğitim programları vardı. Mustafa Kemal, diğer idadilere göre daha üstün bir eğitim veren Manastır idadisinde başarılı bir öğrencilik geçirdi. Rumeli’nin değişik yerlerinden gelen seçkin öğrencilerle tanıştı. Özellikle matematik dersindeki başarılarıyla dikkat çekti. Manastır İdadisindeki tarih öğretmeni Mehmet Tevfik Bilge sayesinde Türk tarihine ilgi duymaya başladı. Mustafa Kemal Manastır İdadisi 2. sınıfında okuduğu esnada 1897 Osmanlı - Yunan savaşı çıkar. Mustafa Kemal’in o günleri anlatırken “Gençlik hayatımın en heyecanlı günlerini yaşadım. Yaşımın küçük olmasına rağmen bu savaşa katılmayı çok istemiştim.” 2 demesi Manastır Askerî İdadisinde duyduğu heyecanı ve vatan için mücadele isteğini göstermesi açısından önemlidir. Mustafa Kemal 1898’de Manastır Askerî İdadisini başarıyla bitirmiştir.

18) Manastır nasıl bir kentti? Manastır'da bulunan 3. Ordu hakkında bilgi veriniz.
Çok kültürlü yapısıyla dikkat çeken Manastır aynı zamanda 3. Ordu’nun da merkezidir. 3.Ordu’nun Manastırda bulunması şehrin gelişmesine katkı sağlamış ve birçok eğitim kurumu açılmıştır. Manastır şehrinin bulunduğu Makedonya bölgesinin diğer bir özelliği de Abdülhamid’e karşı Meşrutiyet taraftarlarının yoğun olarak yaşadıkları bir yer olmasıdır. 

19) Mustafa Kemal'in İstanbul ve Harp Okulu günlerinden bahseder misiniz?
İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olması yanında devletin batıya açılan yüzüydü. Batıdan gelen yeniliklerin ilk görüldüğü yerlerden biriydi. Bir yandan geleneksel Türk mahallelerinin olduğu, diğer yandan da gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadığı İstanbul’un farklı yaşam tarzlarını bünyesinde barındıran bir yapısı vardı. Kültürel yaşamın da hareketli olduğu İstanbul, aynı zamanda muhalif düşüncelerin de merkeziydi. Osmanlı Devleti’ni siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlarından kurtarmanın yolunu meşrutiyetin tekrar ilan edilmesinde gören bir grup tıp öğrencisi 1889’da İttihat ve Terakki Cemiyetini kurdu. İlk olarak Askerî Tıbbiye’de kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti kısa sürede Harbiye’ye ve diğer okullara yayıldı. Mustafa Kemal, İstanbul’un bu muhalif havası içinde 1899’da, İstanbul’a gelerek Harp Okuluna kaydoldu. Harp Okulunda başarılı bir öğrencilik hayatı geçiren Mustafa Kemal, çok sevdiği askerlik mesleğinde hep daha ileri gitmek için çaba göstermiştir. 

20) Mustafa Kemal kurmay subaylık hakkında ne düşünüyordu?
Askerlikte yükselmenin tek yolu kurmay sınavını kazanmaktı. Böylece Mustafa Kemal, Harp Akademisine girebilecekti. Bir gün: “Kurmay subay olamazsan ne yaparsın?” diye yarı ciddi yarı şaka takılan sınıf arkadaşı Arif’i derhâl susturmuştu. “Seni bilmiyorum fakat ben muhakkak kurmay subay olacağım.” diyerek kararlılığını ortaya koymuştur. Mustafa Kemal’in Manastır Askerî İdadisinde edindiği hürriyet fikirleri, Harp Okulunda tanıdığı arkadaşları ve okuduğu kitaplar sayesinde gelişme imkânı bulacaktır. Yasak olduğu için gizlice okunan Namık Kemal şiirleri ve kitapları, diğer taraftan ülkenin içinde bulunduğu durum onda, vatan için bir şeyler yapabilme isteğini ortaya çıkaracaktır.

21) İsmail Fazıl Paşa'nın Mustafa Kemal hakkındaki düşünceleri nelerdi?
Mustafa Kemal, daha 21 yaşında genç bir Harp Okulu öğrencisi olmasına rağmen konuşması, bilgi ve donanımı herkesi etkiliyordu. 1902’de tanıştığı Osman Nizami Paşa; Berlin büyükelçiliği yapmış, Nafia Bakanlığında (Bayındırlık) bulunmuş, ileri görüşlü bir devlet adamıydı. Mustafa Kemal’le memleket meselelerini konuştuktan sonra: “Mustafa Kemal efendi oğlum, görüyorum ki İsmail Fazıl Paşa (Ali Fuat Cebesoy’un babası) seni takdir etme hususunda yanılmamış. Şimdi ben de onunla aynı fikirdeyim. Sen, bizler gibi sadece bir asker olmayacaksın. Keskin zekân ve yüksek kabiliyetinle memleketin geleceği üzerinde etkin olacaksın. Bu sözlerim bir iltifat değil. Sende memleketin başına gelecek büyük adamların daha gençlik yıllarında gösterdikleri kabiliyetler ve zekâ belirtileri var.” diyerek Mustafa Kemal’in o yıllardaki yeteneğini görmüş ve takdir etmiştir.

22) Mustafa Kemal Harp Okulu Yılları hakkında neler söylemiştir?
“Harp Okulu yıllarında siyaset düşünceleri baş gösterdi. Duruma ilişkin henüz etkili bir düşünce oluşturamıyorduk. Sultan Hamit dönemi idi. Namık Kemal Bey’in kitaplarını okuyorduk. Kovuşturma sıkı idi. Çoğunlukla koğuşta yattıktan sonra okuma imkânı buluyorduk. Bu gibi yurtsever eserleri okuyanlara karşı kovuşturma yapılması, işlerin içinde bir kötülük bulunduğunu sezdiriyordu. Ancak bunun iç yüzü gözlerimiz önünde bütünüyle netleşmiyordu. Kurmay sınıflarına geçtik. Derslere çok iyi çalışıyordum. Bu dönemde bende ve bazı arkadaşlarımda yeni düşünceler açığa çıktı. Ülkenin yönetiminde ve siyasetinde bozukluklar olduğunu keşfetmeye başladık. Binlerce kişiden oluşan Harp Okulu öğrencisine bu keşfimizi anlatma isteğine kapıldık. Okulun öğrencileri arasında okunmak üzere el yazısıyla hazırladığımız bir gazete kurduk. Sınıf içinde küçük teşkilatımız vardı. Ben yönetim kurulunda idim. Gazetenin yazılarını çoğunlukla ben yazıyordum.”

23) Mustafa Kemal'in Harp Akademisi yıllarından bahseder misiz?
Mustafa Kemal, 10 Ocak 1902’de Teğmen rütbesi ile Harp Akademisinde öğrenimine başladı. Harp Akademisindeki öğretmenleri yabancı dil bilen, iyi yetişmiş, tecrübeli subaylardı. Askerlik mesleği ile ilgili çok iyi bir eğitim alan Mustafa Kemal, diğer taraftan devletin içinde bulunduğu durumla ilgili konularda arkadaşlarını uyarma gayreti içindeydi. Kendini yetiştirmek için kitaplar okuyor, boş zamanlarını değerlendiriyordu. Mustafa Kemal, Fransızcasını ilerletmek için ders alıyordu. Yurtdışından Jön Türk gazeteleri ve Fransızca gazeteler getirterek arkadaşlarının da okumasını sağlıyordu. Harp Okulunda başladıkları el yazısı ile gazete hazırlama işine tekrar başladı. Ancak bir süre sonra durum Mektepler Nazırı İsmail Paşa tarafından öğrenildi. Akademi Komutanı Ali Rıza Paşa yaptığı bir baskında Mustafa Kemal ve arkadaşlarını gazete hazırlarken yakaladı. Fakat Ali Rıza Bey hürriyet fikirlerini benimsediği için Mustafa Kemal ve arkadaşlarına sözlü bir uyarıda bulundu. Akademiyi bu şartlarda tamamlayan Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905’te Harp Akademisini Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

24) Şemsi Efendi kimdir? Eğitim alanında neler yapmıştır?
Şemsi Efendi’nin 1872’de Selanik’te açtığı okulun sınıflarında öğretmen masası, sıra, kara tahta, tebeşir, silgi ve okuma yazmayı kolaylaştırmak için hazırlanmış levhalar bulunuyordu. Şemsi Efendi; açtığı okulda teneffüs, ders aralarında oyun oynama, beden eğitimi gibi eğitimde o dönem için yeni yöntemler uyguladı. Okulun diğer farklı bir uygulaması, yeni yazılan öğrencilere çalışkan öğrencilerden bir çalışma arkadaşı vermesiydi. Öğrencileri şehir içi gezilere de götürdüğü bilinmektedir. Şemsi Efendi, bu tür gözlem ve inceleme gezileri ile eğitimi okul binası dışına çıkarmak suretiyle öğrencilerini hayata daha bilgili ve bilinçli hazırlamaktaydı.

25) Mustafa Kemal'in tarih öğretmeni Topçu Kolağası Mehmet Tevfik Bilge kimdir?
Mustafa Kemal’i Manastır Askerî İdadisinde etkileyen ilk kişi, tarih öğretmeni Topçu Kolağası Mehmet Tevfik Bilge’dir. Atatürk’ün: “Kendisine minnet borcum var, bana yeni bir ufuk açtı.” dediği Mehmet Tevfik, derslerinde Fransız İhtilali ile diğer ihtilal ve fikir hareketlerinden söz ederek Mustafa Kemal’de tarihe karşı ilgi uyandırmıştı.

26) Mustafa Kemal kimin sayesinde Namık Kemal'in eserleri ile tanışmıştır?
Mustafa Kemal’in Manastır Askerî İdadisinde edindiği arkadaşlıkları hayatının sonuna kadar sürecektir. Özellikle Ömer Naci ile olan arkadaşlığı Mustafa Kemal’in edebiyata ilgi duymasına katkı sağlamıştır. Ömer Naci sayesinde Namık Kemal’i tanır. Şiir ve kitaplarından çok etkilenir. Bu sayede hem edebî yönünü geliştirir hem de vatan ve millet sevgisi oluşmaya başlar. 

27) Mustafa Kemal kimin sayesinde Voltaire gibi yazarların eserleriyle tanışmıştır?
Yakın arkadaşı Fethi Okyar’ın yardımı ile Fransız İhtilali’nin öncüleri Voltaire (Volter), J. J. Rousseau (Russo) gibi yazarları tanımıştır. İhtilalin getirdiği milliyetçilik ve millî egemenlik ilkeleri onun için birer ilham kaynağı olmuştur. 

28) Mustafa Kemal yurt için hangi fikir adamlarının eserleri okumuştur?
Yurt içinde ise Namık Kemal, Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, Celal Nuri gibi bazı fikir ve sanat adamlarının eserlerini okumuştur. Döneminde mevcut olan fikir akımlarından Batıcıların medeniyetçi ve Türkçülerin milliyetçi görüşlerinden etkilenmiştir. Mustafa Kemal, okul yıllarında okuduğu yazarlar ve etkilendiği fikirleri aynen kabul etmemiştir. Okuduklarını mantık süzgecinden geçirirdi ve bir sonuca varırdı. Bu onun kişiliğinin en belirgin özelliğidir. “Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.” demiştir.

29) Namık Kemal kimdir kısaca açıklayınız?
21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. Asıl adı Mehmet Kemal’dir. Çocukluk yıllarında çok iyi bir eğitim aldı. Arapça ve Farsça öğrendi. 1857’de geldiği İstanbul’da Tercüme Odasında memuriyete başladı. İstanbul’da bulunduğu süre içinde çeşitli edebî çevreler içinde yer aldı. Şinasi ile tanıştıktan sonra Batı edebiyatına ilgi duymaya başladı. Tasviriefkâr’da yazıları yayımlanmaya başladı. Yeni Osmanlılar Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Gizli olarak kurulan bu cemiyetin amacı bir anayasa hazırlamak ve parlamenter sisteme geçişi sağlamaktı. Bu fikirlerini gazetede yazınca Tasviriefkâr kapatıldı Namık Kemal Erzurum’a vali yardımcısı olarak gönderildi. Yazdığı eserlerinde vatan, millet, hürriyet ve yurt kavramlarını sıkça kullandı. Bundan dolayı vatan şairi olarak anıldı.1873’te yazdığı Vatan Yahut Silistre oyununun sahnelenmesi halkı coşturdu ve olaylar çıktı. Magosa’ya sürgüne gönderildi. 2 Aralık 1888’de Sakız Adası’nda öldü.

30) Mustafa Kemal neden Makedonya'ya değil de Şam'a tayin edilmiştir?
Akademiden başarıyla mezun olan subaylar genellikle Makedonya’ya gönderilirdi. Mezuniyetten sonra atama beklediği günlerde Mustafa Kemal, siyasi faaliyetlerine de devam ediyordu. İstanbul’da kiraladıkları bir dairede arkadaşları ile toplanıp memleket meselelerini görüşüyor, onlarla fikir alış verişinde bulunuyordu. Yaptıkları görüşmelerde Mustafa Kemal meşruti idarenin tekrar kurulmasını, genç subayların bu amacı gerçekleştirmek için atandıkları yerlerde gizli teşkilatlar kurmaları gerektiğini söylüyordu. Hedeflerini gerçekleştirmek için en uygun yerin Abdülhamid yönetimine karşı muhalefetin merkezi olan Makedonya olduğunu düşünüyordu. Makedonya’da Osmanlı Devleti’nin otoritesinin güçlü olmaması onlara rahat hareket edebilecek bir ortam sağlayacaktı. Ancak isteği gerçekleşmedi. Arkadaşlarından birinin yapılan toplantıları ihbar etmesi üzerine Mustafa Kemal Makedonya’ya değil, ceza olarak Şam’daki 5. Ordu’ya tayin edildi.

31) Mustafa Kemal'in ilk görev yeri olan Şam nasıl bir yerdi?
Daha rüştiyede bir öğrenciyken okuduğu Namık Kemal’in şiirleri ile vatan sevgisi ve özgürlükçü düşünce zihninde yer etmişti. Mustafa Kemal’e göre Namık Kemal “Türk milletinin yıllardan beri beklediği ses”ti. Öğrenciyken edindiği vatan sevgisini ilk görev yeri olan Şam’da eyleme dönüştürdü. 1920’de o günleri anlatırken “Hürriyet Cemiyeti adında bir dernek kurduk. Bunu genişletmek için aldığımız önlemler arasında benim çeşitli asker sınıflarında staj yapmak bahanesiyle Beyrut, Yafa ve Kudüs’e gitmem vardı. Böylece hareket ettim. İsimlerini saydığım yerlerde teşkilat yapıldı. Yafa’da daha fazlaca kaldım. Oradaki teşkilat daha güçlü oldu. Ancak Suriye’de istediğim derecede işi oluşturmak imkânsız görünüyordu. Bende işin Makedonya’da daha seri gideceği kanısı vardı. Oraya gitmek için çözüm düşünmekteydim.” demişti. Şam, Mustafa Kemal’in istediği siyasi ortama sahip değildi. Arap kabileleri sürekli isyan hâlindeydi. Mustafa Kemal’e göre burası imparatorluğun unutulmuş bir köşesiydi. Şam, meşrutiyet idaresini tekrar oluşturmak için yapılması gereken örgütlenmeye müsait değildi. Buna rağmen siyasi faaliyetlerine devam etti. Aslında Şam’da görev yaptığı yıllar ona mücadele etme azmi vermişti. Şam’da kaldığı süre içerisinde Osmanlı Devleti’nin isyan eden Arap kabilelerini kontrol altına almakta zorlandığını gördü. Bu nedenle onda Osmanlıcılığın geçerliliğini kaybettiği fikri güçlendi. Bir süre sonra Mustafa Kemal, Şam’dan gizlice ayrılarak düşüncelerini ve siyasi faaliyetlerini daha rahat ifade edeceği Makedonya’ya geçti.

32) Mustafa Kemal Selanik’e nasıl döndü?
Mustafa Kemal, zor şartlar içinde geldiği Makedonya’da eski okul arkadaşları ve öğretmenlerinin yardımıyla “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”nin Makedonya şubesini açtı. Bir süre sonra tekrar Şam’a döndü. 1907’de Şam’daki stajını bitirip Kolağası rütbesiyle Makedonya’ya tayin edildi. Mustafa Kemal, siyasi faaliyetlerini İttihat ve Terakki Cemiyetinde sürdürdü. Fakat bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyetiyle fikir ayrılığı yaşadı. 

33) Mustafa Kemal neden İttihat ve Terakki ile fikir ayrılığı yaşamıştır?
Mustafa Kemal’e göre II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihat ve Terakki gizli bir teşkilat olmaktan çıkarılıp parti şekline dönüşmeliydi. Ordu mutlak suretle siyasetten arındırılmalıydı. Bu görüşleri nedeniyle İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenleriyle arası bozuldu. Mustafa Kemal cemiyet hakkındaki fikirleri nedeniyle Trablusgarp’ta düzeni sağlamak bahanesiyle Selanik’ten uzaklaştırıldı.

34) Mustafa Kemal'in 31 Mart Vakası'nda oynadığı rol nedir?
Trablusgarp’ta kendisine verilen görevi başarıyla tamamlayan Mustafa Kemal, Selanik’e döndü ve 1909’da 3. Ordu’nun Selanik Tümeni Kurmay Başkanlığına atandı. Bu görevde iken 31 Mart Vakası gerçekleşti. Meşrutiyete karşı yapılan bu ayaklanmayı bastırmak için Selanik’te kurulan Hareket Ordusunda kurmay başkanı olarak görev aldı. Şam ve Trablusgarp’ta bu tür isyanları bastırmada tecrübeli olan Mustafa Kemal’in Hareket Ordusu için hazırladığı kuruluş ve hareket planı beğenildi. Mustafa Kemal’in de bizzat katıldığı Hareket Ordusu İstanbul’da meşrutiyet karşıtlarını engelledi. II. Abdülhamid tahttan indirildi ve yerine V. Mehmet Reşat tahta geçirildi. Bu olaydan sonra İttihat ve Terakki, yönetimde etkin bir güç olarak yerini aldı.

35) Mustafa Kemal'in İttihat ve Terakki ile görüş ayrılıklarını belirginleştiren düşüncesi nedir?
Mustafa Kemal, Selanik’te toplanan İttihat ve Terakki Cemiyeti kongresinde yaptığı konuşmasında: “Ordu mensupları İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde kaldıkça millete dayalı bir parti kuramayız. Orduyu da zaafa uğratırız. Ordu ile cemiyeti ayıralım. Cemiyet tam manasıyla siyasi bir parti hâlinde, milletin sinesinde kök salsın. Ordu da asıl işi olan yurt savunması ile uğraşsın. Dolayısıyla siyasete atılmak isteyen subaylar ordudan ayrılıp cemiyete mal olsunlar. Bundan sonra, subayların siyasi örgütlere girmelerini engelleyecek hukuki önlemler alınsın.” 1 diyerek İttihat ve Terakki Cemiyeti ile arasındaki görüş ayrılıklarını daha da belirginleştirdi. Kongreden sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti ile yaşadığı siyasi görüş ayrılıkları nedeni ile Mustafa Kemal mesleki çalışmalarına ağırlık verdi. Mahmut Şevket Paşa’nın kurmay başkanlığı görevini başarıyla sürdürdü. 

36) Mustafa Kemal hangi sene Pikardi Manevraları'na katılacak heyete seçilmişti?
1910’da Fransa’da düzenlenen Picardie (Pikardi) Manevraları’na katılacak heyete seçildi.

37) Mustafa Kemal'in Fes hakkındaki düşünceleri nasıl oluşmuştur? Batı Avrupa ile ilk teması nasıl olmuştur?
Fransa seyahatine Mustafa Kemal’le birlikte Binbaşı Selahattin ve Fethi Bey de katılır. Bu onun Batı Avrupa ile ilk temasıdır. Tatsızlık daha yolda başlar. Fesli Selahattin Bey, yolda alay konusu olur. Manevralar esnasında yabancı ataşelerden bir albay Mustafa Kemal’in mesleki görüşlerine katılmakla beraber, onun başını göstererek “Ne diye bu tuhaf başlığı giyersiniz, başınızda bu oldukça kafanıza kimse itibar etmez.” der. Bu olaylar onun üzerinde kalıcı bir etki bırakır. Mevcut kılık ve kıyafetle Türklerin uygar dünyada ciddiye alınmadığına kanaat getirir. Olay 15 yıl sonra Şapka İnkılabı uygulamasına yol açacaktır.

38) Mustafa Kemal Sofya'da hangi göreve atanmıştı?
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleriyle yaşadığı fikir ayrılıkları onun 1913’te Sofya ataşemiliterliğine atanmasına neden oldu. Mustafa Kemal göreve başladıktan sonra, Bulgaristan’daki genel durumu tespit etmek için bir geziye çıktı. Bu gezideki amacı Bulgaristan Türklerinin morallerini güçlendirmek, onların Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarını daha da artırmak ve Bulgar ordusunun durumunu incelemekti. Mustafa Kemal her gittiği şehirde Türklerce coşku ile karşılandı. Bulgar kültürünü yakından tanımak için sosyal faaliyetlere katıldı. Mustafa Kemal Sofya’dayken I. Dünya Savaşı başladı.

39) Mustafa Kemal'in "Köylü milletin efendisidir" sözünü söylemesine neden olay nedir?
Mustafa Kemal, Sofya’da bir öğle yemeği sonrası ilkbahar yağmurlarının ıslattığı Vitoşa Caddesi’ni geçerek caddeyi kesen ve üzerinde büyükelçiliğin bulunduğu Çar Osvobodik Bulvarı’nda gezintiye çıktı. Şehir parkının yanındaki bir otelin pastanesine oturup bir kahve söyledi. Masalar her zamanki gibi devlet memurları, gazeteci ve avukatlarla doluydu. Bir ara kapıdan içeri; özensizce dokunmuş bir kıyafet, kalpak ve çarıklarıyla yaşlı bir köylü girdi. Herkesin bakışları ona çevrildi. Onun girmemesi gereken bu lüks yere girdiği için kapılacağı korkuyu ve şaşkınlığı görmek istiyorlardı. Garsonlar uzun süre onu görmezlikten geldiler. Ancak köylünün inatçı çağırmaları sonucunda birisi onun yanına gelerek ona servis yapamayacağını söyledi. Köylünün diretmesi üzerine pastane sahibi gelerek bir şeyler söyledi. Öfkelenen köylü elindeki değneğini kaldırarak: “Beni buradan kovma cesaretini nereden buluyorsunuz? Bulgaristan benim alnımın teri ile doyuyor. Onu koruyan da benim tüfeğim.” dedi. Aradan yıllar geçip Türkiye’de inkılap yapıldıktan sonra Mustafa Kemal arkadaşlarına bu olayı anlatıp “İşte Türk köylüsünün de böyle olmasını istiyorum. Bizim köylümüz yurdun efendisi olmadıkça Türkiye ilerlemeyecektir.” diyecektir.

Açıklama: 
39 Soru ve Cevap İle Mustafa Kemal'in 1881'den 1915 Yılına Kadar Hayatı 
1. Ders Konu Anlatımı: Atatürk'ün Hayatı

Kaynakça:
MEB Tarih Müfredat kitapları